Anasayfa — Hakkımda
Mekanı, içinde yaşayan kişiden ayrı düşünmüyorum.
[Bu bölüme kişisel hikayenizi yazın. Özgeçmiş gibi değil, anlatı gibi olsun.]
[Neden iç mimar oldunuz? Çocukluğunuzda dikkatinizi çeken bir mekan, sizi etkileyen bir ev, bir öğretmen... Somut bir anıyla başlamak en iyisi.]
[Eğitim ve deneyim: hangi okul, hangi ofislerde çalıştınız, ne zaman bağımsız çalışmaya başladınız. Tarih vermekten çekinmeyin — güven verir.]
[Bugün nasıl çalışıyorsunuz? Kaç proje alıyorsunuz, hangi şehirlerde, ekip mi yoksa tek başınıza mı?]
İyi tasarım fark edilmez; sadece doğru hissettirir.
Önce dinlemek
İlk görüşmede çizim yapmam. Nasıl yaşadığınızı, evde nerede vakit geçirdiğinizi, neyi sevmediğinizi dinlerim. Tasarım oradan çıkar.
Az ama doğru
Bir mekanda ne kadar az malzeme varsa, her biri o kadar iyi görünür. Sınırlı bir palet seçip sonuna kadar arkasında dururum.
Sahada olmak
Çizim ile uygulama arasındaki fark, projenin kaderini belirler. Sahaya düzenli gider, detayı ustayla birlikte çözerim.
Tek muhatap, tek sorumlu.
Projenizi bir ekip değil, ben yürütüyorum. İlk keşiften teslime kadar aynı kişiyle konuşuyorsunuz. Bu, kararların hızlı alınmasını ve hiçbir detayın arada kaybolmamasını sağlıyor.
Bunun bir bedeli var: yılda sınırlı sayıda proje alabiliyorum. Takvim genellikle birkaç ay önceden doluyor, bu yüzden erken konuşmak faydalı oluyor.
Takvimi konuşalım